Barlarla gelen huzursuzluk!
- ORDU ORT TV TELEVİZYON RADYO İŞLETMECİLİĞİ A.Ş.
- 22 Tem 2025
- 2 dakikada okunur

Ordu'nun Altınordu ilçesi Şarkiye Mahallesi'nde, Barlar Sokağı olarak bilinen bölgede bir cinayet daha işlendi. Yaşanan olay, mahalle sakinlerinin bir kez daha tepkisini çekti. Vatandaşlar, barların kaldırılmasını talep ederken, Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Adil Levent Karlıbel de sosyal medya hesabından konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Kötüye Gidişata Karşı Önlem Talebi
Şarkiye Mahallesi’nin huzurunun bozulduğunu belirten Karlıbel, “Bu mekanlar şehre zarar veriyor” dedi. Eski zamanlardaki gibi huzurlu bir ortam isteyen mahalle sakinleri, söz konusu mekanların denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
‘Şehri Yönetenlerin Görevi’
Karlıbel, “Düzmahalle ve Şarkiye, şehrin vitrini. Bu mekanlar şehrin marka değerini düşürüyor. Buradaki dertler, şehri yönetenlerin sorumluluğundadır” diyerek, çözüm önerileri sundu;
“Şarkiye mahallesi muhtarı artık tahammülsüzlüğün sınırında.
Biz de gençliğimizde efendi gibi oturmayı, ölçülü eğlenmeyi, büyüğe saygıyı belkide büyümeyi öğrendiğimiz Köşk, Çağdaş, eski Kordon’u yaşadık. Bırakın kavgayı kimsenin sesini yükselttiğini duymadık.
Ama bugün adı ‘birahane’ olan yerler artık şehrin huzuruna zarar veriyor. Düz Mahalle ve Şarkiye mahallesi bu şehrin vitrini. En küçük olumsuzluk bu kentin marka değerini düşürüyor. Bir dönem mal sahiplerinin yüksek gelir hırsıyla kiraladıkları şimdi başlarına dert olan bu mekanları disipline etmek şehri yönetenlerin görevidir.
Oksijensiz bakteriler ürüyor
Bu mekanları buradan çıkarmak ya da hepsini bir araya toplamak çözüm değildir. Çözüm bunları kontrol altında tutmaktır. Karanlıklara terk ettiğiniz bu mekanlarda Oksijensiz bakteriler ürüyor. Belki işleten bile mutsuz. Sökün şunların önündeki içeriyi göstermeyen ne kadar boya/folyo tabela varsa. Açın içerdeki ışıkları içeride kim var kim ne yapıyorsa görünsün. Mutfağından sattığı içkiye kadar denetleyin, şehrin içinde on noktada ehliyet kontrolü yaparken gece de iki defa üst araması yapın. Çalışma belgelerini çıkartın, kira kontratını maliye mutfağını tarım bakanlığı denetlesin her ay. Sonra bakalım çözüm oluyor mu olmuyor mu?”
“Mahallem TEKSAS’a döndü!”
Şarkiye Mahallesi Muhtarı Emre Yayla da tepkisini şöyle dile getirdi,
“Mahallem TEKSAS’a döndü. Herkes kör, sağır… Ama oynamaya, eğlenmeye devam ediyorsunuz.
Ben 7 yıldır avazım çıktığı kadar bağırıyorum, mücadele ediyorum. Ama ne oluyor? Sahipsiz bırakılıyorum. Çünkü doğru söyleyeni dokuz köyden kovuyorlar. Çünkü işinize gelmiyor.Demek ki bu işte rant yok. Demek ki bu işte ceplerinize indirecek para yok. Herkes çıkarına göre davranıyor, yoluna bakıyor. Ama bakın… Ölen iki genç, yıkılan iki aile var. Belki çocuklar babasız kaldı. Anneler evlatsız… Kardeşler abisiz, abiler kardeşsiz… Ama siz, keyfinizde, aleminizde, tıkırınızdasınız. Makam, mevki sahibisiniz ya, hiçbir şey umurunuzda değil.
‘Bir 5 yıl daha umurumda değil,’ diyorsunuz belki. Ama biz öyle diyemiyoruz! Biz bu konulara duyarsız kalamıyoruz. Çünkü biz, Ordu’nun sokaklarında yetişmiş insanlarız. Bu şehrin Sorunlarını bilen insanlarız. İnsanların dertleriyle dertlenen insanlarız. Ama vatandaş da artık korkudan susar oldu… ‘Bize bir şey olmasın’ der hale geldik. Peki bir gün size bir şey olursa? O zaman da böyle vurdumduymaz mı olacaksınız? Ya sizin çocuklarınıza mermi atılsa, ölse? Ya da birilerini öldürmek zorunda kalsa? Yine keyfinize bakabilecek misiniz?
Korkmuyorum!
Ben diyeceğimi diyorum, söyleyeceğimi söylüyorum. Korkmuyorum! Nereye kadar bu korku? Nereye kadar bu vurdumduymazlık? Artık gerisi sizin… Gerisi halkımızın…
Bugün iki genç kardeşimize oldu. Neden olduğu, ne için olduğu önemli değil. Sonuç ortada: Biri mezarda, biri cezaevinde. Burada mekan sahiplerinin suçu yok, herkes evine ekmek götürme peşinde. Suç; bu mekanların mahalle aralarına, apartman altlarına açılmasına izin verenlerde! Ben Muhtar olarak halkımın derdini biliyorum. Siz bu şehri yönetenler, belediyeler, başkanlar, vekiller… Görmüyorsanız, bilin ki Allah görüyor! Alkollü mekanların mahalle aralarında işi yok. Ya şehir dışına taşırsınız ya da her olayda vebal sizin boynunuzda kalır! Allah bu zulme sessiz kalana sorsun. Ben susmam, susmayacağım, susturamayacaksınız!”











