Vatan Partisi'nden Tarihî Af Kanunu Teklifi: "Bütünleşen Türkiye İçin Yeni Bir Sayfa"
- ORDU ORT TV TELEVİZYON RADYO İŞLETMECİLİĞİ A.Ş.
- 17 Tem 2025
- 2 dakikada okunur

12 Mayıs 2025’te toplanan PKK Kongresi, örgütün kendini feshettiğini ve tüm silahlı faaliyetlerine son verdiğini açıkladı. Bu karar, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te İmralı’dan yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısının ardından geldi. 11 Temmuz’da Süleymaniye’de gerçekleştirilen sembolik silah bırakma töreni ise süreci somutlaştırdı.
Bu gelişmelerin ardından Vatan Partisi, terör örgütüyle ilişkisini kesmiş olanların devlete ve topluma yeniden kazandırılmasını amaçlayan kapsamlı bir af yasası teklifini kamuoyuna sundu.
“Terörsüz Türkiye”den “Bütünleşen Türkiye”ye
Vatan Partisi’nin önerdiği kanunun temel amacı, silahı bırakan, örgütsel bağı kalmamış ve devletle bütünleşmek isteyen bireylerin cezai sorumluluklarının kaldırılması. Böylece yalnızca terörün bitirilmesi değil, ülke içinde kalıcı barış ve toplumsal kaynaşma hedefleniyor.
Parti, bu süreci yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, sosyal, kültürel ve hukuki bütünleşme adımlarıyla pekiştirmek gerektiğini vurguluyor.
Afın Hukukî Temeli: MGK Onayı Şartı
Af kanununun yürürlüğe girebilmesi için Millî Güvenlik Kurulu’nun (MGK), PKK’nın resmen feshedildiğini tespit etmesi ve bu kararın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak Resmî Gazete'de yayımlanması gerekiyor. Böylece af yalnızca PKK’ya özgü bir uygulama olarak sınırlı kalacak; diğer terör örgütlerinin kapsama alınması önlenecek.
Bireysel Başvuru ve Altı Aylık Süre Şartı
Af kapsamından yararlanmak isteyen PKK mensuplarının, örgütten ayrıldıklarını ve Türkiye Cumhuriyeti ile bütünleşme taleplerini dilekçeyle veya sözlü başvuru yoluyla beyan etmeleri gerekiyor. Bu başvuru için belirlenen süre ise altı ay.
“Devletin Şefkatli Kucağı”: Eğitim ve İstihdam Desteği
Kanun teklifinde yalnızca cezalardan muafiyet değil, topluma yeniden kazandırma hedefleniyor. Aftan yararlananların eğitim haklarına yeniden kavuşmaları sağlanacak, kamu kurumlarının bu bireylerin çalışma hayatına katılmaları için düzenlemeler yapması öngörülüyor.
Ancak Türk Silahlı Kuvvetleri, güvenlik teşkilatları ve yargı gibi hassas kurumlardaki görevlerine geri dönüş mümkün olmayacak.
Cumhuriyetle Uyuşmayan Sembollere Veda
Af kanunu teklifinde dikkat çeken bir diğer madde, Şeyh Sait ve Seyit Rıza gibi Cumhuriyet karşıtı silahlı kalkışmaların sembollerinin kamu alanlarından kaldırılmasını içeriyor. Bu adımın, Türkiye Cumhuriyeti'nin birlik ve bütünlüğüne zarar veren bölücü simgelerle yüzleşme anlamı taşıdığı ifade ediliyor.
Tarihten İlham: Kurtuluş Savaşı’ndaki Af Örnekleri
Teklifin gerekçesinde, Kurtuluş Savaşı döneminde çıkarılan aflara atıf yapılıyor. Koçgiri İsyanı ve Sakarya Savaşı sonrasında çıkarılan aflarla iç cephenin güçlendirildiği, o dönemde dahi toplumsal bütünlüğün stratejik önemde görüldüğü belirtiliyor.
Sonuç: “Tarihin Çağrısına Cevap Vermek”
Vatan Partisi, bu af teklifini bir “mecburiyet” değil, “tarihi fırsat” olarak tanımlıyor. Silahı bırakıp teslim olan kişilerin cezalandırılmasının barış sürecine zarar vereceğini savunuyor. Af teklifinin özü, şiddeti değil, barışı teşvik etmek.
Parti yetkilileri, “Tarihte silah bırakanları cezalandıranların zafer kazandığı görülmemiştir” diyerek çağrıyı hem devlete hem de kamuoyuna yöneltiyor: "Şimdi Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle ve Türk Milletiyle bütünleşme zamanıdır."












Yorumlar