Türkiye'de Ekonomik Kriz Derinleşiyor: KESK'ten Adaletsiz Bütçeye Tepki
- ORDU ORT TV TELEVİZYON RADYO İŞLETMECİLİĞİ A.Ş.
- 6 Oca 2025
- 1 dakikada okunur

Türkiye, ekonomik bir buhranın bölümünde kıvranırken, TÜİK'in açıkladığı Ekim ayı enflasyon verileri tartışmalarına yol açtı. Yıllık %48,58 olarak duyurulan TÜİK verilerinin, halkın mutfakta, pazarda ve sokakta yaşadığı gerçek enflasyonun yansıttığı belirtiliyor. ENAG'ın hesapladığı %89,77'lik oran ise aradaki derinu gözlerin önüne seriyor.
KESK Ordu Şubeler Platformu, ekonomik politikalar ve 2025 yılı bütçe tekliflerine ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Yapılan açıklamada, "TÜİK verileriyle yaratılmaya çalışılan düşüş algısı, sadece baza dayalı bir oyundan ibaretti. Gerçek enflasyon düşmüyor; halkın alım gücü her geçen gün azalıyor" ifadelerine yer verildi.
Bütçe Dağılımında Adaletsizlik
KESK'in açıklamasına göre, 2025 yılı bütçesi, dünyadaki adaletsizliği daha da derinleştiriyor. Vergi yükü bordrolu çalışanlar ve dar gelirli yurttaşların sırtına yüklenirken, büyük sermayeye özgü vergi muafiyetleri artırılıyor:
Gelir Vergisi : %79artış
Dahilde alınan KDV : %81 artış
ÖTV : %51artış
Ancak büyük patronların ödediği kurum vergisi yalnızca %28 artırılıyor. İktidarın bu tercihi, 2 yöntem liralık vergi muafiyetiyle sermayeye kayıtlı ayrıcalıkları daha da perçinliyor.
Eğitim ve Sağlığa Daha Az, Faize ve Silaha Daha Fazla Pay
2025 bütçesinde kamu yatırımlarına harcanan ücretler azaltılarak 1 seans 569 milyar liraya düşürüldü. Eğitim, sağlık ve altyapı gibi kritik alanlara yatırım yapılmazken:
Faiz ödemelerine yönelik ödemeler %55 artırılarak toplam bütçenin %13,2'sinden çıkarıldı.
Savunma ve güvenlik harcamaları artırıldı.
Kamu-özel işbirliği sistemlerine yapılan ödemeler katlanarak sürdürüldü.
Bu durumun, insanların temel ihtiyaçlarının değil, sermaye ve rant odaklılıklarının ön plana çıktığı vurgulandı.
Emekçilere ve Emeklilere Daha Fazla Yoksulluk
KESK, kamu emekçilerinin maaş artışlarının %6 düzeyindeki bolluğunun, asgari ücretin %25 artışla sınırlandırılmasının ve emekli maaşlarının açlık sınırının altında tutulmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. "Emekliler, hazine yardımlarıyla yaşamaya mahkûm ediliyor; emekçiler ise temel ihtiyaçları dahi karşılayamaz hale geliyor" denildi.












Yorumlar