top of page

ORGANİK BETON…

Yine kısa bir süreliğine geldiğim Ordu ve Giresun’da yürüyüş yaparken karşıma çıkan manzara iki ayrı hikâye anlatıyor.


Bir yanda Karadeniz’in o bildik güzelliği…

Yeşilin bin tonu, yamaçlara tutunan fındık bahçeleri, sisin ardına saklanan hayat.


Ama diğer yanda…

4-5 katlı, sıvasız beton evler.

Dağın yamacına rastgele saplanmış gibi duran yapılar.

İnsanı yoran, gözü rahatsız eden bir görüntü.


Eskiden köylü şehre indiğinde alışkanlıklarını hemen değiştiremezdi.

Şimdi tam tersi yaşanıyor.

Şehirden köye “dönüş” planı yapanlar, şehirdeki konforu aynen köye taşımaya kararlı.

Betonu da getiriyorlar, katı da getiriyorlar, mantığı da getiriyorlar.

Ama farkında değiller…

Bindiği dalı kesiyorlar.


Karadeniz’i beton bir anda öldürmeyecek.

Karadeniz’i böyle böyle, alıştıra alıştıra öldüreceğiz.


“Bir evden ne olur” diye diye…

“Bir yol açalım” diye diye…


Sonra o yollar çoğalacak,

Evler büyüyecek,

Yamaçlar delinecek.


Ekolojik denge dediğin şey slogan değil.

O dağ suyu tutar,

Toprak kökle ayakta durur,

Yağmur dengeli akar.

Sen orayı betonla bölersen…

Sel olur.

Heyelan olur.

Sonra da “doğal afet” der geçeriz.


Doğa afet yapmaz.

Doğa sadece hesabı keser.


Turizm mi?

İnsanlar buraya neden geliyor?

Beton görmek için mi?

Yoksa hâlâ bozulmamış gibi duran o doğayı hissetmek için mi?

Eğer her yamaca bir apartman dikersen…

Her manzaraya bir beton eklersen…

O turist bir daha gelmez.

Çünkü Karadeniz’i özel yapan şey lüks değil,

doğallık.


Ve asıl soru:

Bu yapılar nasıl yükseliyor?

Bu izinleri kim veriyor?

Herkes kendi evini yapıyor,

Herkes kendi yolunu açıyor…

Ama kimse bütün resmi görmüyor.

Günün sonunda kaybeden belli:

Toprak gidiyor.

Su gidiyor.

Turizm gidiyor.

Geriye sadece yarım kalmış betonlar kalıyor.


Karadeniz sabırlıdır…

Ama sonsuz değil.

Doğayla birlikte yaşarsan cömerttir.

Ama ona rağmen yaşamaya kalkarsan…

Bir gece yağmur yağar,

Sabah kalktığında ne yol kalır, ne ev.

Mesele aslında çok basit:

Beton organik değildir.

Ama biz, onu doğanın içine sanki doğal bir şeymiş gibi yerleştiriyoruz.

Ve belki de en büyük yanılgı bu:

Sorun beton değil…

Onu nereye, nasıl ve neden koyduğumuzu unutmuş olmamız.

  • Facebook
  • X
  • YouTube
  • Instagram

Copyright 2012 - 2023 | ORT TV tarafından yapılmıştır. | Tüm Hakları Saklıdır | Designed By Farfarco

bottom of page