top of page

Diktatör!

Efendim, Kenan Evren malum; tescilli diktatördür. Bir zamanlar güzelim cumhuriyetin, yedinci cumhurbaşkanı olaraktan Çankaya Köşkü’ne çökmüş de olsa 9 Mayıs 2015 tarihinde 98 yaşında öldüğünde koca bir ülke “hakkımız haram olsun” diye uğurlarken, devlet töreni de yapılmadı. Evren, hem fikren hem de resmen “diktatör” diye tescillendi.

Devirdir, mutlaka devrilir. Devrandır, dönmesiyle meşhur. Tarih, devrilmeyen devir, dönüp de tepetaklak olmayan devran görmedi. Az buçuk metafizik bulsam da “tarih, tekerrürden ibarettir” diyenlere kıyısından köşesinden katılırım da…

Bu arada 1982 ila 1989 yılları arasında cumhurbaşkanlığı yaptı katil Kenan Evren ve hayatımın her dönemimde nefret ettim bu hamaset ikonundan. O ki, hayatının son ânına kadar zerre pişmanlık duymadı müsebbibi olduğu faşist diktatörlükten ötürü, tıpkı diğerleri gibi.

Kenan Evren’den nefret ettiğimde çocuktum ve Edip Cansever’in “gökyüzü gibi bir şeydir bu çocukluk, hiçbir yere gitmiyor” dizeleri nasıl da tecrübeyle sabitmiş be… Çocukluğumun nefreti de özlemi de sevdası da hiç bir yere gitmedi, gökyüzü gibi…

1988 yılı yazıdır…

Müjdat Gezen ve ekürisi Cenk Koray, Marmaris Açık Hava Tiyatrosu’nda sahne alıp program yapmaktadır.

Mevzu malum; şaşı bak şaşır, dünyaya götünden bak, bir matah sanılan ve adamın olmadığı yerde Abdurrahman Çelebi sayılan keçileri tiye alıp komiklik yap!

İnsancıkları güldürmek…

Gülmeyeni düşündürmek…

Düşünmeyeni eğlendirmek…

Eğlenmeyeni… Neyse ya!

“Show must go on” kafasıyla devam ederken gösteri “lütfen dikkat, yedinci cumhurbaşkanımız sayın Kenan Evren, teşrif ettiler” diye bir anons geçer. Keza o dönemler, devirler böylesi bir saltanat iması pek modaydı.

Zatı şahanesini sultan, han, padişah, şah, reis, baş, ulu bilmem ne sananlara neticesiyle gülerdi, ortalama zekaya sahip hemen hemen herkes.

Müjdat Gezen, esasen tuluat ustasıdır da… Münir Özkul’un İsmail Dümbüllü’den devraldığı kavuğu, bir tiyatro ananesi olaraktan, Müjdat Gezen’e giydirmesinin esvabı mucibesi de budur yani… Tuluat yeteneği yani!

“Tuluat ne mi?”

Eh be kardeşim, bunu da deme, sorma daa! Bak, yıl olmuş ne, teknoloji nereye varmış… Tuluat; gelişine vur, gibi bir şey işte.

Müjdat Gezen, anonstan hemen sonra tuluata bağlar ve masaların altında Kenan Evren’i aramaya başlar, Cenk Koray hemen uyum sağlar Müjdat Gezen’e.

“O kadar küçüksün ki, göremiyoruz seni, yerin dibinde arıyoruz” gibi bir mesajdır verilen, Kenan Evren’e.

Evren’in en sert, ilk, son ve tek tepkisi çekip gitmek olur.

O müstesna mevcudiyetinden (!) mahrum eder hazirunu.

Efendim!

Beğenmiyorsan gelmezsin!

Hadi geldin, kalkıp gidersin!

Hadi gitmedin, dönüp bakmazsın!

Hadi baktın, duyup dinlemezsin!

Hadi duyup dinledin, yutup hazmedeceksin.

Dünya senin etrafında dönmüyor. Güneş, herkes için doğuyor ve herkese aynı cömertlikte, rüzgâr da öyle, yağmur da kar da…

Neyden ne kadar alacağın medeni hazım kapasitene bağlıdır.

Daha da önemlisi; sen kendini bir şeyler sanıyor, sayıyor olabilirsin hatta birilerini de buna inandırabilirsin ama çıkıp da biri, icabında yarı yaşından da küçük biri “sandığın şey değilsin” der, şaşırmayacaksın…

  • Facebook
  • X
  • YouTube
  • Instagram

Copyright 2012 - 2023 | ORT TV tarafından yapılmıştır. | Tüm Hakları Saklıdır | Designed By Farfarco

bottom of page